TEKİRDAĞ İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

OSB Mesleki Eğitim Merkezleri Toplu Açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katılımıyla Gerçekleştirildi

Organize Sanayi Bölgeleri Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi.
OSB Mesleki Eğitim Merkezleri Toplu Açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katılımıyla Gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı'nda yaptığı konuşmada Türk ekonomisi, sanayisi ve eğitim sistemi adına çığır açan bir projeyi daha gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Millî Eğitim Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının iş birliğinde gerçekleştirilen Organize Sanayi Bölgeleri Mesleki Eğitim Merkezleri Projesi'nin ülkenin temel ihtiyaçlarından birini daha giderdiğini ifade eden Erdoğan, ülkede üretim ve istihdamın lokomotifi hâline gelen organize sanayi bölgelerinin bu projeyle eğitim alanında sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; teori ile pratiği başarıyla buluşturan, eğitim öğretimde kamu-özel dayanışmasını güçlendiren bu güzel projenin ülke, millet, öğrenci, öğretmenler ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Millî Eğitim Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını, projeye destek veren resmî ve özel tüm kuruluşları gönülden tebrik eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Millet olarak uzun yıllardır kabuğumuzu kırmanın mücadelesini veriyoruz. Kültür ve medeniyet değerlerimizden kopmadan, özümüze ve benliğimize yabancılaşmadan dünyada hak ettiğimiz konuma gelmenin gayretindeyiz. Her ne kadar 2002'den itibaren tarihimizin en büyük ivmesini yakalamış olsak da Türkiye'nin kalkınma, sanayileşme ve üretim kabiliyetini artırma mücadelesi çok daha eskilere dayanır. Osmanlı'nın ilk önce askerî sahada hayata geçirdiği, daha sonra topluma, siyasete, eğitime, ekonomiye teşmil ettiği ıslahat ve reform çalışmalarının temelinde eski ihtişamını yeniden kazanma arayışları vardır. Bu süreçte yaşanan kesintisiz savaşlar sebebiyle çabalarımız sekteye uğrasa da modernleşme, sanayileşme ve kalkınma hamlelerimizi bir şekilde sürdürmeyi başardık."

Erdoğan, muasır medeniyetler seviyesinin Cumhuriyet'in kurucu kadroları için askerî, beşeri ve üretim boyutu da olan bir ekonomik hedefi ifade ettiğini aktardı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün teşvikiyle toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlara bakıldığında bu hedefi çok net biçimde görebildiklerini anlatan Erdoğan, ancak kongrede alınan kararların tam anlamıyla hayata geçirilemediğini, genç Cumhuriyet'in başlattığı kalkınma atılımlarının da henüz emekleme safhasındayken belli çevrelerin sabotajıyla engellendiğini dile getirdi.

2001 krizi

Avrupa ve Asya ülkeleri başta olmak üzere dünyada sanayileşmenin hız kazandığı bir dönemde Türkiye'nin iç meselelerle uğraşmaktan fırsatları değerlendiremediğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Neredeyse her 10 yılda bir tekrarlanan darbeler sebebiyle Türkiye, demokrasi ve ekonomide çok ağır yaralar aldı, bedeller ödedi. Merhum Özal'ın başlattığı açılım seferberliği ise tam ritmini bulacakken koalisyonların sembolü olduğu siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle maalesef o da yarım kaldı. Türkiye, ekonomide üretim ve sanayileşme alanında içine hapsedildiği cendereyi onca gayretine rağmen kırmayı bir türlü başaramadı. 28 Şubat müdahalesi ve ardından gelen 2001 krizinin toplum hayatında ve ekonomide yol açtığı faturaları ise çok uzun yıllar ödemeye devam ettik. Aslına bakılırsa ülkemizin her alanda olduğu gibi sanayileşme konusunda da geri bırakılması kötü niyetli bir senaryonun eseridir. Sanayimizi geliştirmek için adım atan müteşebbislerimizin önlerinin bürokratik ayak oyunlarıyla kesilmesi, aynı uğurda ömrünü harcayan idealist siyasetçilerimizin alay konusu yapılması gayet bilinçli eylemlerdir."

Erdoğan, Anadolu'nun dört bir yanında ürün geliştirmek, üretmek, pazarlamak isteyenlere yönelik nobranlığa karşı ülkeyi ithal ürün cenneti hâline dönüştürenlere verilen sınırsız desteğin asıl niyeti ortaya koymaya yeterli olduğunu ifade etti.

"Üstelik bu kirli oyun, bizim insanlarımızın yeni bir şey ortaya koyma konusunda kabiliyetsiz olduğu bühtanıyla örtülmeye çalışıldı." ifadesini kullanan Erdoğan bu "hercümerc" içinde Türkiye'nin 1950, 1970 ve 1990'lardaki büyük dönüşümleri hep kaçırdığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşağı yukarı aynı şartlarda kalkınma yarışına girdiği ülkeler hızla gelişirken Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik geri kalmışlığa mahkum edildiğini vurguladı.

Eğitimde katsayı uygulaması

Bu sürecin bir tarafında eğitim ve öğretimin de olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Eğitim öğretim meselesinde ayağı bu topraklara basan, medeniyet birikimimizle barışık, özgürlükçü bir sistem yerine maalesef formatlayan, dayatmacı, evlatlarımızı belli kalıplara hapseden modeller tercih edildi. Köy enstitüleri gibi denemeler asli amacı dışında milletimizin değerlerine karşı ideoloji yükleme aracı hâline getirildiği için hüsranla sonuçlandı. Milletimizin kültürünü ve inancını yaşatma vasıtası olarak gördüğü, bunun için de ilk günden itibaren sıkı sıkıya sarıldığı imam hatip okulları da tehdit olarak değerlendirildi. Kendi mecrasında önemli mesafe kateden endüstri meslek ve teknik liseleri ise bu okulların ülkenin kalkınması ve gelişmesindeki rollerini umursamayanlar tarafından ağır darbelere maruz bırakıldı. Özellikle darbe ve vesayet dönemlerinde eğitim sistemimiz, yapılan antidemokratik müdahalelerle iyice çıkmaza sürüklendi. Evlatlarımıza kendilerini korkusuzca ifade edebilecekleri, ideallerinin peşinden gidebilecekleri, hayallerini özgürce geliştirebilecekleri imkânlar sunulmadı. 28 Şubat zihniyetinin âdeta bir hançer gibi eğitim sistemine sapladığı katsayı uygulamasının olumsuz etkilerini bugün bile hissediyoruz."

Erdoğan, göreve geldiklerinde her alanda olduğu gibi eğitimde de sorunlarla boğuşan bir Türkiye manzarasıyla karşılaştıklarını belirtti.

O dönemde ülkenin tepesinde kara bulutların dolaştığını, insanların geleceğe dair umutlarının giderek zayıfladığını kaydeden Erdoğan, "Sanayicimizden öğretmenlerimize, emeklilerimizden gençlerimize kadar toplumumuzun tüm kesimleri âdeta kan ağlıyordu. Hemen kolları sıvadık ve milletimize Türkiye'yi dört ana sütun üzerinde yükseltme sözü verdik. Bunların da eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olduğunu ifade ettik. Milletimize olan diğer taahhütlerimiz gibi hamdolsun bu sözümüze de hep sadık kaldık." sözlerini sarf etti.

Bu kapsamda İlimizde mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile mesleki eğitim merkezleriyle eşleştirilen ve sanayi bölgelerinde oluşturulan mesleki eğitim merkezi irtibat bürolarının açılışı Valilik temsilcileri, Müdürlüğümüz temsilcileri ve sanayi bölgeleri temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

10-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-202210-01-2022

100. Yıl Mahallesi İnci Sokak No 17.19/1 59100 Süleymanpaşa/TEKİRDAĞ - 0 282 261 21 20 / 261 20 11 / 261 20 77 / 261 08 36 / 261 53 79

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.